(10 plays)

Bir paket sakız buluyorum evde. Hemen ağzıma atıyorum ki o sigaranın bıraktığı çamurumsu tattan kurtulayım. Ben meyveli sakız seviyorum, ama sakız naneli çıkıyor. Radyodan bir şarkı çalmaya başlıyor. Odanın ışığını kapatıyorum, ayaklı sarı lambayı yakıyorum. Şarkıyı söylenen yumuşak sesli  kadın “Go to sleep” diyor.

Ben naneli sakız sevmiyorum!

Sakızı ağzımdan çıkarıp boş sigara paketlerinden birinin içine atıyorum. Dolu paketlerden birini alıp bir sigara yakıyorum. Anneme söz verdim, bayramda bırakacağım. Gitarımı özlüyorum. Eskiden olsa radyodaki şarkıya eşlik etmeye çalışırdım.

Uyuyamayacağım kadın!

Şarkı bitiyor, radyonun jingle’ı başlıyor. Sigaramı kül tablasında unutmuşum. Bitmiş. Umarım ev arkadaşım salonda sigara içtiğim için kızmaz. Biraz önce mutfağı son altı ayın en temiz haline kavuşturmuş. Bazen düşünüyorum, “İstanbul’da olmasaydım nerede olurdum?” diye. Geçen sene bu zamanlar İstanbul’u sevmiyordum.

Gitarımı istiyorum!

Her hafta Pazar akşamı geldiğinde hemen Perşembe gelsin istiyorum. Perşembe gelsin ki yine herkes bizim evde toplansın. 8 kişi bir kanepeye sıkışıp dizüstü bilgisayarımın küçücük ekranından iki filmi peşpeşe izleyelim. Perşembeden pazara evden çıkmayalım. 24 saat açık, eve servis yapan hiperbakkalımızı zengin edelim Artık İstanbul’u yeniden sevme sebeplerim var. Dünyanın en müthiş arkadaşlarıylayım.

İstanbul’u seviyorum.

Blow’da Johnny Depp “It was a great time in our lives. The seven of us were like a family. We worked hard, we played hard; we didn’t have a care in the world. It was perfect.” diyordu ya hani, biz hayatımızın en güzel zamanlarını yeni yaşamaya başladık.

Bizi seviyorum!

Namık

Ölmek kolay. Hem de çok kolay. Zor olan yaşayabilmek. Her şeye rağmen hayatını devam ettirebilmek. Hayat dışarılarda bir yerde devam ediyor. Ama hayat bazen devam etmese diyorsun. Her şey dursun, herkes sussun diyorsun. Herkes ölsün istiyorsun. Sadece sen yaşamak istiyorsun. Sonra geçiyor o his. Sadece sen ölmek istiyorsun. Çünkü ölmek çok kolay. Her şey bitiyor. Bütün olan arkanda kalanlara oluyor. İşte sırf bu yüzden insanların %28’i intihar edemiyor. Çünkü herkes bencil değil. Çünkü herkes kötü değil. İyi insanlar var bu dünyada.

Bazen kötü insanlarla karşılaşıyorsun ya hani. Boşver onları. Yoksay. Öldü bil. Çünkü onlar ölmezse, sen ölürsün. Çünkü sen iyisin. Çünkü sen naifsin. Çünkü sen seviyorsun insanları. Kendi hatalarını başkalarına yüklemiyorsun. Biliyorsun ki senin dışında da önemli insanlar var. İnsanların senden nefret edip etmemesini umursuyorsun. Çünkü sen insansın. Hissediyorsun. Biliyorsun değil mi? Asla ölmeyeceksin. Çünkü sen ölemezsin. Çünkü çok insanın hayatında iz bıraktın ya da bırakacaksın. Shakespeare öldü mü mesela? Evet sen bir Shakespeare olamazsın. Ama sen bir Namık olabilirsin mesela. Namık ne büyük adamdır biliyor musun sen? Merhaba Namık. Git yaşa. Sen kimse için, hiçbir şey için ölmemelisin. Çünkü sen hiçbir şeyi değiştirmeyeceksin ileride ama çok insanın yaşamını değiştireceksin. Şöyle düşün, ölürsen arkandan ağlacaklar. Ama ağlamakla kalmayacaklar. Onların hayatı değişecek. Ama kötü yönde. Ölmezsen hayatları yine değişecek Namık. Ama bu kez hayatlarında verdikleri kararlarda rol oynayacaksın Namık. Kötü yaparlarsa yapma diyebileceksin. Bu kez onların hayatını iyi yönde değiştireceksin.

Ölme Namık. Her gün ölsen bile ölme. Çünkü o kötülere inat yaşayabilmen gerekiyor. Çünkü iyiler ölürse, sadece kötüler kalır Namık. Ve inan bana Namık, herkes kötü değildir. “Gerçekten kötüler” ve “iyiler” var bu dünyada. “Gerçekten iyiler” yok. Sen iyi birisin Namık. Ölme Namık. Her gün ölsen bile ölme. Çünkü benim sana ihtiyacım var Namık. Ölme Namık. Sen ölemezsin. Çünkü sen ölürsen ben de ölürüm Namık. Benim için yaşa mesela. Geçecek Namık. Geçmeye başlamadı mı zaten? Geçecek, hiç merak etme. Ben hep burada olacağım senin için. Ama Namık, ne var biliyor musun? Sakın Mukaddes’i dinleme. O kötü. O senin ölmeni ister. Mukaddes’i seviyor musun ki? Ben sevmiyorum. Beni de başka biri öldürmeye çalıştı. Şöyle düşün. Ben sağ omzundaki meleğim, o da sol omzundaki melek. Kötü olan cezbeder Namık. Namık kendini tutabilirsen sen iyi bir insansın. Hatta kendini tutabilirsen sen bir insansın Namık. Ölme Namık. Her gün ölsen bile ölme. Ben ölmeyeceğim mesela. Sen yaşıyorsun diye ölmeyeceğim. Ortalığı kötülere bırakmamak için ölmeyeceğim. Bırak kötüler ölsün Namık. Hayat çok sıkıcı bir masal. Ve masallarda hep iyiler kazanır Namık. Ölme Namık. Her gün ölsen bile ölme.